Sahabe dostluğu

Nisan 28th, 2008

  İyi şeyler kötü şeylerle, iyi değerler kötü değerlerle karışarak neyin ne olduğu anlaşılamaz bir hâle geldiğinde, Araplar, “Habil, Kabil ile karıştı” derler. Çağımızda iletişim araçları o kadar gelişti, o kadar çeşitlendi ki, dünyanın her bir yanından sayısız kültürleri ve o kültürlerin değer yargılarını, hayat tarzlarını, dünya görüşlerini evlerimize kadar getiriyor. Adeta bir köy halkı gibi onlarla iç içe beraber yaşıyoruz. Belki iyi yanlarından yararlanıyoruz ama kötü yanlarından da etkileniyor, şuursuzca onları taklide yeltenebiliyoruz. Ve böylece farkına varsak da varmasak da, karma ve biraz da karışık yeni bir kültür, yeni bir hayat tarzı, yeni bir anlayış oluşuveriyor toplumumuzda. İşte bu noktada Habil, Kabil’le karışıyor.

Read the rest of this entry »


İslamiyet’te heykel ve resmin mahzurları nedeniyle Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sevgisi farklı bir şekilde tezahür etmiş ve hilye sanatı ortaya çıkmıştır. Özellikle Osmanlı sanatkârları Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) fizikî özelliklerini anlatan rivayetleri Hilye-i Şerif’lerde bir görsel şölene dönüştürmüşlerdir. Müzehhipler tarafından bezenen hilyeleri yazmak bir hat sanatkârı için icazetname alma manasına geliyordu.    Read the rest of this entry »

 

 gul1.jpg Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.) suretçe insanların en güzeli olduğu gibi siretçe de en mükemmeli idi. Bütün güzel sıfatlar O’nun üzerinde temayüz etmişti. Yerdekiler O’na çok övülmüş (Muhammed) göktekiler O’na en çok övülen (Ahmed) dediler. O; nurdu, seçilmişti, en güzeldi, övülmüştü, mütevekkildi, şefkatliydi, elçiydi, adildi, cesurdu, rahmetti, bereketti, azizdi. O, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) idi.

  Read the rest of this entry »

 hzmuhammed6.jpg  Bu günlerde her yerde İnsanlığın İftihar Tablosu konuşuluyor. O’nun kokusu sanki her yanımızı sarmış gibi. Gazetelerde O.. dergilerde O.. televizyonlarda O.. konferanslarda O.. evlerimizde O.. gönüllerimizde O.
Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir güneş gibi insanlık semasında doğmuş, bütün dünyaya ışıklarını saçmış ve kıyamete kadar da saçmaya devam edecektir.

Read the rest of this entry »

En Sevgili’nin Hilyesi

Nisan 16th, 2008

Aşağıdaki satırlar, gerçek sevgilerin cazibe merkezi, yüreklerin en hassas süveydalara açılan kapısını ve Sevgililer Sevgilisi’nin ruh ve beden yapısını anlatır ki Hakanî Mehmed Bey tarafından yazılan Hilye-i Saadet adlı kitaba göre düzenlenmiştir.

“Saçı fazla uzun olmazdı ve tam kıvırcık denilmeyecek derecede dalgalı idi. Saçını ortadan ayırır ve dört bölük halinde; ikisini omuzlarına, ikisini de kulaklarına doğru bırakırdı. Bazan kulaklarını açıkta bıraktığı da olurdu. Bu saçlar, misk gibi siyah renkli ve güzel kokulu idi. Read the rest of this entry »


Allah Resûlü, fevkalâde bir tevazu insanıydı. Zaten büyüklerde, büyüklüğün alâmeti tevazu; küçüklerde küçüklüğün alâmeti ise, gurur ve tekebbürdür.[1] O, tevazuu nispetinde büyüyordu. Evet O büyüktü, onun için de mütevazi idi. “Kim tevazu ederse, Allah (celle celâluhu), onu yüceltir; kim de büyüklenirse, Allah (celle celâluhu) onu zelil eder, alçaltır.”[2] diyor ve bunu hayatında da gösteriyordu. Herkes O’ndaki engin tevazua bakıyor ve büyüklüğün ne demek olduğunu anlıyordu. Read the rest of this entry »

Efendiler Efendisi’ne (sas) her fırsatta salât u selam getirmemiz ona karşı vefamızın gereğidir. Çünkü, salât u selamlarla onu her anışımız, hem onun peygamberliğini bir tebrik, hem getirdiği saadet-i ebediye müjdesine karşı bir teşekkür ve hem de bildirdiği fermanlara itaatimizi ve biatımızı yenilememiz manasına gelmektedir. Efendiler Efendisi’ne salât u selâm okumakla, ahd-ü peymanımızı yenilemiş, ümmeti arasına bizi de dahil etmesi isteği ile kendisine müracaat etmiş oluyoruz. “Seni andık, Seni düşündük; Allah Teala’ya Senin kadrini yüceltmesi için dua ve dilekte bulunduk” demiş ve “Dâhilek ya Rasulallah / Bizi de nurlu halkana al ey Allah’ın Rasulü!..” talebimizi tekrar ederek onun engin şefkat ve şefaatine sığınmış oluyoruz. Salât u selama Efendimiz’den daha çok biz muhtaç bulunuyoruz. Read the rest of this entry »

Kur’ân, Peygamberimizin (sav) beyânı olamaz mı? Değilse nasıl isbât edilir?
Bu mevzuda şimdiye kadar, hiçbir tereddüde, hiçbir şüpheye meydan bırakmayacak şekilde, pekçok şey söylenmiş ve pekçok şey yazılmıştır. Biz, sual-cevap sütununun müsaadesi ölçüsünde ve hülâsa mahiyetinde birkaç ana başlığı zikretmekle yetineceğiz.

Kur’ân-ı Kerim’in, Efendimiz veya başka biri tarafından tertib edildiği iddiası birkaç gözü dönmüş cahiliye insanıyla, günümüzün, Kur’ân düşmanı müsteşrikleri tarafından sık sık ortaya atılan bir mevzudur ve bununla bilgisiz, görgüsüz kimselerin zihinlerinin bulandırılması hedeflenmektedir. Read the rest of this entry »

Posted in Sorular | No Comments »

Soru: Efendimiz (sav)’in Ashab-ı kirama sevgisi ve bu sevginin sebepleri adına neler söyleyebiliriz?
Cevap: Efendimiz (sav)’den önceki peygamberler de bir ölçüde, kendilerine arka çıkan, dâva ve hizmetlerinde onları destekleyen ümmetlerine karşı alâka duymuş ve onları sevmişlerdir. Nasıl sevmeyecek, nasıl muhabbet beslemeyecekler ki, bu kimseler, en zor anlarda bile onları yalnız bırakmamışlardı. Ancak Efendimiz (sav)’le diğerleri arasında şöyle bir fark vardı. Hâtemü’l-Enbiya (sav)’dan önce bir peygamber vefat edince ekseriyetle başka bir peygamber gelir ve işe vaziyet ederdi. ınsanlığın ıftihar Tablosu (sav)’ndan sonra ise, bu misyonu başta Sahabe olmak üzere ümmetin evliyası yüklenmiştir. Read the rest of this entry »

Posted in Sorular | No Comments »

Sonsuz Nur, Fethullah Gülen, Nil Yayınları.
Kainatın Efendisi Peyamberimizin Hayatı, Salih Suruç, Nesil Yayınları.
İslam Peygamberi, Muhammed Hamidullah, ırfan Yayınları.
Çöle ınen Nur, Necip Fazıl, Büyük Doğu Yayınları.
Fikhu’s-Sire, Said Ramazan el-Bûtî, Gonca Yayınları.
Rahmet Peygamberi, Ebu’l-Hasen en-Nedvî, ız Yayınları.
Son Peygamber, Muhammed Ebu Zehra, Kitabevi.
Hz Peygamber’in Hayatı, Mevdudi, Pınar Yayınları.
Za’dül-Mead, ıbn-i Kayyim, Pınar Yayınları.
Peygamberin Yanılma Meselesi, ıbrahim Canan, Rağbet Yayınları.
Hatemü’l-Enbiya, A. Himmet Berkî, Diyanet Yayınları.
Hz. Muhammed’in Hayatı, Martin Lings, ınsan Yayınları.